Tuzlu Kahve: Tatlı Bir Aşkın Hikayesi
Partinin telaşı arasında onu fark etmişti. Kalabalığın ve canlı müziğin ortasında o, adeta zamanın durduğu bir an gibiydi. O kadar çok kişi onun ilgisini çekmek için uğraşıyordu ki… Yine de, partinin sonunda delikanlı, tüm cesaretini toplayarak ona kahve içmeyi teklif etti. Genç kadın biraz şaşırmıştı; çünkü tüm gece boyunca onun varlığını bile fark etmemişti. Yine de, nazikçe kabul etti.
Hemen köşedeki küçük bir kafeye oturdular. Delikanlı, heyecandan konuşamıyordu; kalbinin sesi adeta tüm kafeyi dolduruyordu. Bu sessizlik genç kadını da huzursuz etmeye başlamıştı. “Belki kalksam iyi olur,” diye düşünürken, delikanlı birden garsonu çağırdı.
“Bana biraz tuz getirir misiniz?” dedi. “Kahveme koymak için.”
Kafedeki herkes şaşkınlıkla ona baktı. Tuzlu kahve mi?
Delikanlı utancından kıpkırmızı kesildi ama tuzu kahvesine döküp yavaşça içti. Kadın dayanamayıp sordu:
“Garip bir damak zevkiniz var, öyle değil mi?”

Delikanlı bir an sustu, sonra hafifçe gülümsedi ve anlattı:
“Çocukluğum deniz kenarında geçti. Tuzlu deniz suyunun tadı, güneşli günler, dalgalar ve o mutlu yıllar hep damağımda kaldı. Kahveme tuz koyduğumda, çocukluğumu, ailemi ve denizin kokusunu hatırlıyorum. Annemle babam hâlâ o eski evimizde yaşıyor. Onları ve o günleri çok özlüyorum.”
Bu sözlerle gözleri nemlenmişti. Kadın ise duygulanmıştı. Ailesini bu kadar seven, geçmişine değer veren biri güvenilir olmalıydı. O da çocukluğundan ve ailesinden bahsetti. Saatlerce tatlı bir sohbet ettiler. Bu kahve, bir aşk hikâyesinin başlangıcı olmuştu.
Görüşmeye devam ettiler. Ve sonunda evlendiler. Kadın, eşinin tuzlu kahveyi sevdiğini düşünerek her kahveye bir kaşık tuz koydu. Hayatları boyunca mutlu oldular.
40 yıl sonra, adam hayata veda etti. Ardında bir mektup bırakmıştı:
“Sevgilim,
Sana bir sır itiraf etmeliyim. İlk buluşmamızda, kahveme tuz istemem tamamen bir hataydı. Heyecandan şeker diyecekken tuz dedim. Ama o an seni kaybetmekten korktuğum için bu yalanı sürdürdüm. Seninle geçen her anı sevdim ve bu mutluluk için tuzlu kahve içmekten hiç şikayet etmedim. Eğer yeniden doğarsam, seni bir kez daha bulur ve yeniden tuzlu kahve içerim. Seni seviyorum.”
Kadın bu mektubu okurken gözyaşlarına boğuldu. Bir gün biri ona “Tuzlu kahve nasıldır?” diye sorduğunda gözleri doldu. Ve şöyle dedi:
“Çok tatlı.”





